19 Nisan 2010 Pazartesi

bir ben var bende benden içeru

sürekli çabalayan bir ben var ortada. hayatımdaki her şeye çabalıyorum. eminim böylesi "oldum" sanmaktan daha iyidir ya, çaba yorgunluğu da beraber getiriyor hep. bu aralar en çok mühendis olmaya çabalıyorum. sınavlara çalışarak değil ama. bir hocamız bu okulu 7 senede de bitirirsiniz ama mühendis olamazsınız demişti, ben onun tersini de düşünüyorum. bu okulu 4.00 ortalamayla da bitirmek mühendis olmaya yetmez. kedi-ciğer hikayesi değil, böyle yazmama sebep. her sınavda tavan yapan mühendistir diye bir şey yok. kariyer günlerinde gözüne girdiği ülkenin en iyi şirketlerinden birinde müdür olmak da değildir mühendislik. mühendislik bir hayat görüşüdür falan deyip işi sulandırmayacağım, ya da umut sarıkaya'dan örnekle "mühendis iyidir abi, dağ başına koy çalışır, şantiyeye koy çalışır" da demeyeceğim. diyeceğim şudur ki...

mühendisi diğer meslek gruplarından ayıran en önemli özellik yaptığı işin topluma en yakın oluşudur. tıp'ı dışarıda bıraktım, çünkü tıp birebir insanla ilgili zaten. hangi mühendislik alanına bakarsanız bakın, teoride toplum yararı güdülen konularla ilgilenir. peki pratiğe geldiğimizde neden mühendislik denilince akla ilk prestijli bir iş, bol maaş geliyor?

çünkü toplum yararına olan her şey büyük şirketlerin, devletlerin zararına oluyor. bakın termik santraller, depremde yıkılan evler, karadeniz sahil yolu, vs. tüm bu saydıklarım proje sahiplerine çok paralar kazandırdı, itibar da sağladı. bunları yaparlarken kullanacakları mühendisleri bulmak içinse, mühendis kelimesinin içi boşaltıldı, bir kılıf olarak süslü bir balonun üstüne geçirildi.

plan gayet açık. şirketler ihalelere girer, iş alırlar. çalıştıracak mühendise ihtiyaç vardır. az ve değerli mühendislerin sayısı artırılır, ki kalite düşsün, insanlar işverene muhtaç olsun diye. sonunda sayıları ihtiyacın kat kat fazlası olan mühendisler yapay bir rekabete düşürülür. "yetkin mühendislik" diye bir şey çıkarılır, onun hissesinden odalar da payını alır. sonunda şirket lütfedip birini işe alır, yukarıda saydığım gibi insanlık yararından uzak işler yapar, ve mühendise susmak düşer; çünkü kapı oradadır, dışarıda senin gibi binlerce var'dır.

şirket mutlu, patron mutlu, devlet mutlu. herkesin işine geliyor böylesi. ve tanımlarda kalıyor mühendislik.

yarın kalırsam bölümü uzatacak bir dersin sınavı varken böyle şeyler düşünüyorum işte. geleceğe, geleceğimize bir yandan karamsar bakıyorum, bir yandan da bir kenarda oturup şikayet etmekse diğer seçenek, sonuna kadar reddediyorum.

imza: Mechanical Engineers'ın American Society'sine kabul edilmeyi bir halt sanan ve 60 liraya sertifikalı eğitim düzenleyen bir topluluğu olan bir mühendislik bölümü öğrencisi.

4 yorum:

  1. toplum yararına olup da büyük şirketlerin, sanayinin zararına olan işlere, bu büyük şirketlerin ve sanayinin önem vermemesini, para yatırmamasını anlayabiliyorum. hatta devletin destek vermemesinin de nedenlerini anlayabilirim. ama sanayi ile iç içe olması ile övündüğümüz(!) üniversitelerimizin de toplum ve doğa yararına projelere yeterince önem vermemesi, bu konularda araştırma geliştirme imkanlarının kısıtlı olması kabul edilebilir bir şey değil. gerçi bu imkanlar olsa bile biz mühendis olarak yaptığımız işlerin hayata geçmesini isteriz, projelerin proje olarak kalmasını istemeyiz o başka mesele. herşeye rağmen bu döngünün kırılacağı yer üniversitelerdir bence. gün gelir de ticaret yapmak yerine bilim yapmaya karar verirsek, ya da paradan çok insana ve doğaya değer vermeye başlarsak bir yerden başlamış oluruz.

    YanıtlaSil
  2. bir de üniversite-sanayi işbirliği boyutu var zaten değil mi? üniversiteler bilimi geliştirecek yerler olmaktan çok sanayinin, şirketlerin arka bahçesi yapılmaya çalışılıyor. bu sorunun çözümünün üniversitelerde başlayacağı kesin, ama zinciri birbirine ekleyerek gidemezsek zaten bir yerde kopuverir.

    YanıtlaSil
  3. Mühendislik bilim değil, teknolojidir bence, pratiktir... Teknolojinin para ile paralel ilerlediği bir sistem içerisinde mühendislik de maalesef ekonomik verimliliklere karışmak durumda... Bu arada yazının geneline katılıyorum...

    YanıtlaSil
  4. mühendislik konusunda anlaşamadığımız farklı noktalarda anlaşamazdık genelde ama:) geri kalanı için yine konuşalım derim.

    YanıtlaSil